ERHAN AHMET INCI LISESI RESMI WEB SITESI, ERHAN AHMET INCI HIGH SCHOOL OFFICIAL WEB SITE
 
AnasayfaPortalli-yayınGaleriAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 REHBER HİKAYELER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 9:58 am

Çatlak Kova
Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine uzanan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece bir buçuk kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş:

- Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum.

- Neden? diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?"

Kova cevap vermiş:

- Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim bu kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun.

Sucu şöyle demiş:

- Patronun evine dönerken yolun üstündeki çiçekleri fark etmeni istiyorum.

Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş:

- Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçekler olmadığını fark ettin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı.


Hepimizin kendine özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Allah'ın büyük planında hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de gerçek güzelliklere sahip olabilirsiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 10:03 am

Yaşlı Adam ve Gürültücü Öğrenciler

Yaşlı bir adam emekli olduktan sonra bir lisenin yanında küçük bir ev aldı. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirdi ama ders yılı başlayınca huzuru kaçtı.
Okulların açıldığı ilk günden başlayarak öğrenciler, dersten çıkar çıkmaz yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmeliyorlar, anlamsız sesler çıkararak bağırıp, çağrıyorlar, dayanılmaz gürültüler yapıyorlardı. Çocukların gürültülerinin dinmek tükenmek bilmeyeceğini anlayan yaşlı adam, bu işe bir son verebilmek için kurnazca bir çözüm buldu. Ertesi gün çocuklar öğrenciler okuldan çıkıp, yine dayanılmaz gürültüler yaparak evinin önünden geçerken yaşlı adam dışarı çıktı, onlara bir öneride bulundu.
"Siz hepiniz çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz" dedi.
"Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı biçimde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım. Siz bana gençliğimi anımsatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün bir dolar veririm. Kabul mü?."
Bu öneri çocukların çok hoşuna gitti. Her gün hem eğleniyorlar, hem bol bol gürültü yapıyorlar, hem de bir dolar para kazanıyorlardı.
Bu durum bir hafta bu biçimde sürdükten sonra birgün yaşlı adam çocukları yine durdurdu ve onlara kısa bir açıklama yaptı:
"Çocuklar, yaşam pahalılığı, enflasyon beni de etkilemeye başladı" dedi. "Bugünden sonra size ancak elli sent verebileceğim. Beni anlayışla karşılayacağınızı umarım."
Bu durumdan pek hoşlanmamalarına karşın çocuklar yaşlı adama anlayış gösterdiler ve günlük gürültülerini elli sent karşıladığında yapmayı kabul ettiler. Aradan birkaç gün daha geçtikten sonra yaşlı adam birgün çocukları yine durdurdu ve onlara bir durum açıklaması daha yapmak zorunda kaldığını bildirdi:
"Bakın, bizim emekli paralarını gününde ödemiyorlar" dedi.
"Durumum biraz sıkışık... Üzülerek söylüyorum ama yapabileceğim başka birşey yok... Bundan sonra size ancak yirmibeş sent verebileceğim... Tamam mı?.. Anlaştık mı?"
Yaşlı adamın bu son önerisi, çocukların hiç de hoşuna gitmedi. "Olanaksız bayım" dedi içlerinden biri. "Günde yirmibeş sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Kusura bakmayın ama, biz işi bırakıyoruz."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 10:05 am

KENDIMIZI GELISTIRMEK (BALTAYI BILEMEK)
Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Aksamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş.

İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar.

Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş: “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken ise başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu isin sırrı ne?”

İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: “

Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.

“Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Delhi’deki ünlü tapınakta Sokrat’ın su sözü yer alır: “İnsan Kendini Tanı.” Kendini tanımak, su anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir. Bireysel ve is yaşamımızda basarîli, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 10:06 am

DÜNYAYI DÜZELTMEK İÇİN
Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal ediyordu. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.

Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:
- Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim! dedi. Sonra düşündü:
- Oh be, kurtuldum! En iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi:
- Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz! dedi.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.
Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı:
-Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzeltiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 10:07 am

DENİZ YILDIZININ ÖYKÜSÜ
Bir Adam Okyanus Sahilinde Yürüyüş Yaparken,
Denize Telaşla Bir Şeyler Atan Birine Rastlar.

Biraz Daha Yaklaşınca Bu Kişinin,
Sahile Vurmuş Denizyıldızlarını Denize Attığını Fark Eder Ve
"Niçin Bu Denizyıldızlarını Denize Atıyorsun ?" Diye Sorar.
Topladıklarını Hızla Denize
Atmaya Devam Eden Kişi,
"Yaşamları İçin" Yanıtını Verince,
Adama Şaşkınlıkla
"İyi Ama Burada Binlerce Denizyıldızı Var. Hepsini Atmanıza İmkan Yok. Sizin Bunları Denize Atmanız Neyi Değiştirecek Ki ?" Der.
Yerden Bir Denizyıldızı Daha Alıp Denize Atan Kişi,
"Bak Onun İçin Çok Şey Değişti," Karşılığını Verir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 10:09 am

SEVGİNİN BEDELİ


Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

Çimleri biçtiğim için 1 lira
Odamı temizlediğim için 1 lira

Alışverişe gittiğim için 50 kuruş

Küçük kardeşime baktığım için 25 kuruş

Çöpü attığım için 1 lira

İyi bir karne getirdiğim için 5 lira

Bahçeyi temizlediğim için 2 lira

Toplam borç 10 lira 75 kuruş

Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA

Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA

Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA

Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA

Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadım, ütüledim

BEDAVA YAVRUM

ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü...

Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.

Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi ve kalemi alarak bu kağıda

"HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
~*~G@mzE~*~
FORUMUN PRENSESİ
FORUMUN PRENSESİ
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 238
ADI SOYADI : Gamze GÖKTAN
OKUL NO : 124
SINIF : 11-TM-A
Kayıt tarihi : 19/09/07

MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   Salı Ocak 08, 2008 10:11 am

ÖPÜCÜK KUTUSU

Çoğu zaman pek çok şeyi çocuklardan öğreniriz.

Bir süre önce, bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı.

Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti.

Buna rağmen, küçük kız, ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi ve

"Bu senin için babacığım" dedi.

Arkadaşım, gösterdiği tepki için kendini suçlu hissetti, ama kutunun boş olduğunu görünce için için sinirlenmekten de kendini alamadı.

Kızına bağırdı:

Birine bir hediye verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun?" “

Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı ve şöyle dedi:

Ama babacığım, kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemiştim. Hepsi senin icin babacığım." “

Babanın içi paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve onu affetmesi için yalvardı.

Arkadaşım bu altın renkli kutuyu yatağının baş ucunda yıllarca sakladığını anlattı bana.

Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun içinden hayali bir öpücük çıkarıyor ve onu oraya koyan çocuğunun sevgisini hatırlıyordu.

Gerçek anlamda bakmak gerekirse, herbirimiz arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafından bize unulan karşılıksız sevgi ve öpücüklerle dolu altın renkli kutulara sahibiz.

Dünyada sahip olabileceğimiz daha değerli bir şey olamaz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: REHBER HİKAYELER   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
REHBER HİKAYELER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ERHAN AHMET INCI LISESI :: REHBERLİK-
Buraya geçin: